​BÖLÜM 2. İLK SINAV – KORKUNÇ ÜÇLÜ

​Sahanın üzerindeki gergin sessizlik, demir kapının sertçe tekmelenmesiyle bozuldu. İçeriye, üzerlerinde siyah formalar olan ve yüzlerinde küçümseyici bir ifade taşıyan üç yetişkin girdi. Mahallenin yerel liginde "Beton Kasapları" olarak bilinen, sertlikleriyle nam salmış oyunculardı bunlar. En öndeki uzun boylu adam, Riku’nun ayağındaki topa bakıp güldü. "Hey veletler! Burası süt çocuklarının oyun parkı değil. Sahayı boşaltın yoksa canınız yanar."

​Riku, Kaoru ve Haru birbirlerine baktılar. İsimlerini bile yeni öğrendiği bu iki yabancıyla yan yana gelmek Riku için tuhaftı ama bu adamların tavrı kanını beynine sıçratmıştı. "Sahayı istiyorsanız," dedi Riku, topu havaya dikip diziyle sektirerek. "Elimizden almanız gerekir. 3’e 3 maç, ilk 3 golü atan sahayı alır."

​Adamlar kahkahalarla kabul etti. Maç başladığında, Riku ve arkadaşları profesyonel bir sertlikle karşılaştılar. "Beton Kasapları" sadece futbol oynamıyor, dirsek ve omuz darbeleriyle gençleri sindirmeye çalışıyordu. İlk iki dakikada adamlar, Haru’nun bir anlık boşluğundan faydalanıp sert bir şutla 1-0 öne geçtiler.

​"Hey, dev adam!" diye bağırdı Riku, Haru’ya bakarak. "Hani kimse geçemezdi?"

​Haru yumruklarını sıktı, kahverengi gözleri öfkeyle parladı. "Sadece zemine alışıyordum. Şimdi izle."

​Maç yeniden başladı. Kaoru, topu aldığı an sahanın tüm geometrisini kafasında çizmişti. "Riku, sağ kulvardan fırla! Haru, merkezde alanı boşalt!" diye komut verdi. Sesi o kadar kendinden emindi ki, Riku ve Haru istemsizce ona itaat etti. Kaoru, ayağındaki topla sanki bir gölge gibi süzülürken, üzerine gelen iki devi tek bir vücut çalımıyla birbirine çarptırdı. Ardından, bakmadan Riku’nun koşu yoluna müthiş bir ara pası gönderdi.

​Riku, "Blaze" moduna girmişti. Ayakları yerden kesilircesine hızlandı. Arkasında bıraktığı toz bulutu mavi bir alev gibi görünüyordu. Topu aldığı gibi rakip kaleye yöneldi. Karşısına çıkan son adamı, topu üzerinden aşırtıp (rainbow flick) geçerek havada voleyi çaktı: 1-1!

​"Şimdi başlıyoruz!" diye haykırdı Riku.

​Ancak adamlar pes etmiyordu. İkinci golü bulmak için Haru’nun üzerine üç kişi birden yüklendiler. Fiziksel üstünlüklerini kullanıp Haru’yu yere sermeye çalıştılar. Haru, geniş omuzlarını bir kalkan gibi gerdi. "Benim olduğum yerde güneş doğmaz!" diye gürledi. Üç adamı birden göğsüyle iterek topu aralarından söküp aldı. O kadar güçlü bir baskı kuruyordu ki, adamlar sanki karşılarında bir insan değil, bir Titan varmış gibi gerilediler. Haru, topu ayağına oturtup sahanın ortasından kaleye öyle bir vurdu ki, top kalecinin ellerini büküp ağları delercesine içeri girdi: 2-1!

​Adamlar artık korkmaya başlamıştı. Son gol için her yolu denediler. Kaoru’nun bileğini sakatlamaya çalıştılar, Riku’yu sahanın dışına ittiler. Ama üç genç arasındaki o görünmez bağ güçleniyordu. Kaoru, rakiplerin en zayıf noktasını bulmuştu: "Sol tarafları açık! Haru, topu bana gönder!"

​Haru topu Kaoru’ya, Kaoru ise hiç bekletmeden, bakmadan arkasına, Riku’nun havada asılı kaldığı noktaya gönderdi. Riku, sanki kanatları varmış gibi yükseldi ve topu doksana astı: 3-1!

​Maç bittiğinde "Beton Kasapları" nefes nefese kalmış, gençlerin yaydığı o "İblis" aurasından korkarak sahayı terk etmişlerdi. Riku, Kaoru ve Haru sahanın ortasında durmuş, birbirlerine bakıyorlardı. Ter içindeydiler ama yüzlerinde ilk kez bir takım olmanın verdiği o vahşi tatmin vardı.

​"Fena değildiniz," dedi Haru, terini silerken.

"Sen de fena değildin koca adam," diye sırıttı Riku.

Kaoru ise sadece onaylarcasına başını salladı.

​Tam o sırada, sahanın girişindeki karanlıktan bir alkış sesi yükseldi. Üçü de aynı anda o yöne döndü. Karanlığın içinden; üzerinde şık, koyu renkli bir takım elbise olan, keskin bakışlı ve otoriter duruşlu bir adam çıktı. Adamın adımları kendinden emindi, yaydığı enerji sahadaki gençlerin enerjisini bile bastırıyordu. Adam, sahanın tam ortasına kadar yürüdü, ellerini cebine koydu ve hafif bir gülümsemeyle onlara baktı.

​"Merhaba beyler," dedi adam. Sesi sakin ama bir o kadar da derindi.

​Üç genç, karşılarındaki bu gizemli adamın kim olduğunu ve onlardan ne istediğini merak ederek öylece bakakaldılar. Bölüm, adamın o gizemli gülümsemesiyle sona erdi.

Download

Like this story? Download the app to keep your reading history.
Download

Bonus

New users downloading the APP can read 10 episodes for free

Receive
NovelToon
Step Into A Different WORLD!
Download NovelToon APP on App Store and Google Play